İsrail’in Kudüs’teki Ezan Yayınlarına Yönelik Kısıtlamaları
İsrail hükümeti, Kudüs ve Mescid-i Aksa’daki ezan yayınlarına kısıtlamalar getiren yeni bir yasa tasarısını gündeme getirdi.
İsrail hükümetinin aşırı sağcı üyeleri tarafından desteklenen yeni bir yasa tasarısı, camilerden yapılan ezan yayınlarını sıkı bir denetim altına almayı amaçlıyor. Bakanlar Komitesi tarafından ön onay verilen bu düzenlemeye göre, camilerin hoparlör sistemlerini kurabilmesi ve kullanabilmesi için resmi izin alması gerekecek. Tasarının özellikle Kudüs’teki camiler ve Mescid-i Aksa çevresindeki uygulamaları nedeniyle geniş bir tepki topladığı ifade ediliyor.
Tasarı, hoparlör kullanımını “izin alınmadığı sürece yasak” olarak tanımlayan bir sistem öngörüyor. İzin verilmesi durumunda, yetkililerin ses seviyesi, caminin konumu, yerleşim alanlarına yakınlığı ve gürültü azaltıcı önlemler gibi kriterleri dikkate alacağı belirtiliyor. Eğer tasarı yasalaşırsa, izinsiz hoparlör kullanan camilere 50 bin şekele kadar para cezası uygulanabilecek. Ayrıca, polis ihlal tespit ettiğinde ezan yayınlarının derhal durdurulmasını isteyebilecek ve devam eden durumlarda ses sistemlerine el koyabilecek.
Tasarıya destek veren isimler arasında İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de bulunuyor. Ben-Gvir, daha önce camilerden yapılan ezan yayınlarını “gürültü kirliliği” olarak nitelendirmiş ve polis güçlerine hoparlörlere el koyma talimatı vermişti. Yeni düzenlemenin de bu politikanın yasal bir zemin kazanması amacı taşıdığı belirtiliyor.
Filistinli dinî kurumlar ve Kudüs’teki İslami otoriteler ise bu girişimin din özgürlüğüne müdahale anlamına geldiğini savunuyor. Yapılan açıklamalarda, ezanın İslam’ın temel sembollerinden biri olduğu vurgulanırken, tasarının özellikle Mescid-i Aksa ve El Halil’deki İbrahim Camii gibi kutsal mekânları hedef aldığı öne sürüldü. Filistin Yüksek Fetva Konseyi, söz konusu düzenlemenin “İslamî kimliği silmeye yönelik yeni bir adım” olduğunu belirterek uluslararası toplumu müdahaleye çağırdı.
İsrail’de ezan sesinin sınırlandırılmasına yönelik girişimler yeni değil. Kamuoyunda “Müezzin Yasası” olarak bilinen benzer bir düzenleme ilk kez 2017 yılında gündeme gelmiş, ancak çeşitli siyasi çekinceler nedeniyle yasalaşmamıştı. Son tasarı, önceki girişimlerden farklı olarak daha geniş denetim ve yaptırım yetkileri içeriyor.
Uzmanlar, özellikle Kudüs’te kutsal mekânlar üzerindeki hassasiyetin yüksek olduğu bir dönemde ezan yayınlarına yönelik yeni kısıtlamaların dini ve siyasi gerilimi artırabileceği uyarısında bulunuyor. Tasarının henüz nihai yasalaşma sürecini tamamlamadığı belirtilse de, Bakanlar Komitesi’nden destek alması nedeniyle önümüzdeki dönemde İsrail Meclisi’nde yoğun tartışmalara sahne olması bekleniyor.




