Türkiye ve Suudi Arabistan Arasında Vize Muafiyeti Anlaşması

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik pasaport sahiplerini kapsayan vize muafiyeti anlaşması Resmi Gazete’de yayımlandı.

Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerde önemli bir gelişme yaşandı. 6 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da imzalanan vize muafiyeti anlaşması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayı ile Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu anlaşma, her iki ülkenin diplomatik ve hususi pasaport sahiplerinin vizesiz seyahat edebilmesine olanak tanıyor ve toplamda 12 maddeden oluşuyor.

Anlaşmanın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti arasında karşılıklı vize muafiyeti uygulaması başlamış oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe giren bu anlaşma, iki ülke arasındaki özel ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Vize muafiyeti anlaşması, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla mütekabiliyet ilkesi doğrultusunda hazırlandı. Anlaşmanın 12 maddesi, iki ülke vatandaşlarının seyahatlerini kolaylaştıracak düzenlemeleri içeriyor. Taraflar, bu anlaşma ile birlikte, birbirlerinin ülkesine vizesiz giriş yapma hakkına sahip olacaklar.

Özellikle 180 gün içerisinde 90 gün vizesiz kalış hakkı tanıyan anlaşma, Türkiye Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan vatandaşlarına büyük kolaylık sağlayacak. Ancak, Hac ve Umre ziyaretleri için gelen Türk vatandaşları bu muafiyetten yararlanamayacak ve bu amaçla özel vize almak zorunda kalacaklar.

Tarafların yetkili makamları, anlaşmanın uygulanmasıyla ilgili gerekli koordinasyonları diplomatik kanallar aracılığıyla sağlayacaklar. Anlaşmanın beş yıl süreyle geçerli olacağı ve her iki tarafın da belirli koşullar altında anlaşmayı askıya alma hakkına sahip olduğu belirtiliyor. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için gerekli iç yasal prosedürlerin tamamlandığına dair bildirimlerin yapılması gerekiyor.

Bu gelişmeler, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da derinleşmesi ve karşılıklı işbirliğinin artması açısından önemli bir fırsat sunuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu