İsrailli Uzmanlar: Tahran, Olası Anlaşmanın Kazananı

İsrailli analistler, ABD ve İran arasında beklenen anlaşmanın Tahran için önemli bir kazanım olduğunu savunuyor.

İsrail’deki siyasi analistler, ABD ile İran arasında imzalanması muhtemel anlaşmanın Tahran yönetimi açısından önemli bir siyasi kazanım yaratabileceğini öne sürdü. Bu anlaşmanın İran’ın bölgedeki etkisini azaltmak yerine artırabileceği görüşü ağırlık kazandı.

Israel Hayom gazetesinde yer alan bir analizde, gazeteci Ben-Dror Yemini, olası anlaşmanın ABD’nin daha güçlü ve radikal bir İran rejimini dolaylı olarak tanıması anlamına geleceğini ifade etti. Yemini, İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçlerle ilgili sorunların çözülmeden yapılacak bir uzlaşının Tahran’da siyasi bir zafer olarak değerlendirileceğini belirtti. Yemini, “Olası anlaşma, daha güçlü ve daha radikal bir İran rejiminin ABD tarafından dolaylı olarak tanınması demektir” dedi.

Yemini, İran’ın bölgesel tehdit oluşturmaya devam edeceğini ve Hizbullah, Husiler, Irak’taki Şii milisler ve Hamas’ın İran desteğiyle faaliyetlerini sürdüreceğini savundu. Ayrıca, son yıllarda İsrail’in gerçekleştirdiği askeri operasyonların beklenen sonuçları vermediğini vurguladı. Gazze’deki saldırıların iki yıl sürmesine rağmen Hamas’ın ortadan kaldırılamadığını belirten analist, İran’a yönelik yoğun bombardımanların da Tahran yönetimini teslim almaya yetmediğini ifade etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Başkanı Donald Trump arasında güçlü bir taktiksel işbirliği bulunduğu ancak bunun stratejik başarıya dönüşmediği kaydedildi.

Maariv gazetesinin yazarı Ben Caspit ise, İsrail’in Hamas, Hizbullah ve İran karşısında elde ettiği askeri başarılara rağmen siyasi alanda ciddi kayıplar yaşadığını dile getirdi. Caspit, Netanyahu hükümetinin Trump yönetimine aşırı bağımlı hale geldiğini belirterek, “Siyasi yenilgi askeri başarılardan daha büyük” değerlendirmesinde bulundu. İran’ın önemli ölçüde zayıfladığına ancak ayakta kalmayı başardığına dikkat çeken Caspit, “İranlılar artık korkmuyor ve asıl endişe verici olan da bu” yorumunu yaptı.

Siyasi analist Avi Ashkenazi ise, İsrail yönetiminin anlaşma sürecine müdahale edemediğini belirterek hükümeti sert bir dille eleştirdi. Ashkenazi, anlaşma sonrasında İran’ın petrol ihracatının yeniden artabileceğini ve dondurulan mali kaynaklarının serbest bırakılması halinde Husiler, Hamas ve Hizbullah gibi grupların yeniden güç kazanabileceğini savundu. Ashkenazi, “Başarısızlık çok büyük. Çöküş gerçek ve asıl kazanan İran” ifadelerini kullanarak İsrail yönetiminin süreci yanlış yönettiğini ileri sürdü.

Haaretz gazetesi analisti Zvi Bar’el, anlaşmanın henüz nihai bir mutabakat olmadığını, taraflar arasında yürütülecek müzakerelerin çerçevesini belirleyen bir belge niteliği taşıdığını belirtti. Bar’el, İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçleri konularının müzakerelerin hiçbir aşamasında gündeme gelmesinin beklenmediğini ifade ederek, “Kötü bir anlaşma imzalamaktansa anlaşmaya varmamak daha iyi” görüşünü dile getirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu