İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Tel Aviv’in Kaygıları İran’ın Başarısını Gösteriyor
Pezeşkiyan, İran ile ABD arasındaki mutabakatın Tel Aviv’de yarattığı endişelerin İran’ın başarısını gösterdiğini belirtti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülke genelinde düzenlenen bir konferansta, İran ile ABD arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik mutabakat zaptına dair gelişmeleri değerlendirdi. Pezeşkiyan, Siyonist rejimin bu süreçten duyduğu rahatsızlığın, İran halkının elde ettiği başarıların bir göstergesi olduğunu belirtti.
Pezeşkiyan, “Siyonist rejimin bu süreç karşısındaki kaygıları ve öfkesi, İran milletinin zaferinin açık bir işareti. Allah’ın izniyle bu yol kararlılıkla devam edecektir” şeklinde konuştu.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından açıklanan mutabakat metninin, savaşın kalıcı olarak sona ermesini ve İran’a yönelik deniz ablukasının kaldırılmasını öngördüğü ifade edildi. Bu belgenin 19 Haziran’da İsviçre’nin Cenevre kentinde resmi olarak imzalanması bekleniyor.
Pezeşkiyan, müzakere heyetinin yürüttüğü çalışmalara övgüde bulunarak, başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başta olmak üzere heyet üyelerinin çabalarının önemli bir diplomatik kazanıma katkı sağladığını vurguladı.
İran Cumhurbaşkanı, diplomatik başarının yasama, yürütme ve yargı organları ile silahlı kuvvetler arasındaki uyum ve dayanışma sayesinde elde edildiğini belirtirken, mutabakatın tam olarak uygulanmasının bölgedeki sorunların çözümü için yeni fırsatlar yaratabileceğini kaydetti.
Pezeşkiyan, müzakere heyetinin İslam Devrimi Rehberi Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’in belirlediği çerçeveye sadık kalacağını vurgulayarak, tüm adımların ulusal çıkarlar ve İslam Cumhuriyeti’nin kırmızı çizgileri doğrultusunda atılacağını ifade etti.
Rehber’in yönlendirmeleri ve desteğinin diplomatik başarıda belirleyici bir rol oynadığını belirten Pezeşkiyan, “Rehber’in rehberliği ve desteği olmadan bu başarı elde edilemezdi” dedi.
Cumhurbaşkanı, İran halkının gösterdiği dayanışmaya dikkat çekerek, düşmanların askeri baskının halkı sistemden uzaklaştıracağını düşündüğünü, ancak İran halkının benzeri az görülen bir birlik örneği sergileyerek İslam Devrimi’ne ve ülkeye sahip çıktığını ifade etti.
Bölgesel gözlemciler, İran halkının dayanışmasının ve askeri-diplomatik direncinin, Washington ile Siyonist rejimin uzun yıllardır sürdürdüğü baskı ve yaptırım politikalarının etkinliğine dair yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini belirtiyor. Uzmanlar, Irak’tan Afganistan’a kadar birçok örneğin, askeri baskının tek başına siyasi sonuç üretme kapasitesine dair soru işaretlerini artırdığını vurguluyor.
Bazı Batılı diplomatlar, bölgesel baskı politikalarının güvenliği sağlamak ve yayılmayı önlemek amacı taşıdığını savunsa da, çok sayıda analist çifte standartlı uygulamaların istikrarsızlığı derinleştirdiğini ve diplomatik çözüm yollarını geciktirdiğini ifade ediyor.
Pezeşkiyan, konuşmasının sonunda Müslüman ülkeler ve komşu devletlerle ilişkilerin geliştirilmesine özel önem verilmesi gerektiğini belirterek, İslam ülkeleri arasındaki ortak değerler etrafında daha güçlü bir yakınlaşmanın sağlanmasının önemine vurgu yaptı.




