ATSO, 100. Yılında Yeni Hedefler Belirliyor

Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, 100. yılını kutlarken yeni ufuklar peşinde. Tarım, turizm ve dış ticaretteki potansiyel değerlendiriliyor.

Ardahan, sarp dağları, sert kışları ve ünlü kayak merkezleriyle tanınırken, aynı zamanda Cumhuriyetle yaşıt bir ticaret ve sanayi odasına da ev sahipliği yapıyor. 1926 yılında kurulan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), 100 yıldır şehrin ekonomik dinamiklerini yönlendiriyor. Bu anlamlı yıl dönümünde düzenlenen etkinlikte, “Geçmişten Güç, Geleceğe Vizyon” ana teması altında tarım, turizm ve dış ticaret konuları ele alındı. Bu çalıştay, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda Ardahan’ın ekonomik sorunlarıyla yüzleşme ve yeniden doğuş çabası olarak değerlendirildi.

ATSO Başkanı Çetin Demirci ile yaptığım görüşmede, odanın tarihi ile Ardahan’ın mevcut ekonomik durumu arasındaki çelişki dikkatimi çekti. Demirci, “Ardahan 1926’da bugünkü nüfusuna sahipti” diyerek, geçmişteki ekonomik güç ile günümüzdeki durum arasındaki farkı vurguladı. Peki, bu potansiyelin erimesine neden olan faktörler nelerdi? Demirci, sanayileşememe ve hayvancılığın değer kaybetmesi gibi sebeplerin etkili olduğunu belirtti. Ardahan, hayvancılıkla geçinmeye çalışan bir il olmasına rağmen, ürünlerini pazara sunmakta zorlanıyor. Oysa komşu Gürcistan’ın Borjomi kenti, son yıllarda turizm alanında büyük bir gelişim gösterdi.

Çalıştayda, tarım, turizm ve dış ticaret olmak üzere üç ana sektör masaya yatırıldı. Her bir sektör, altyapı eksiklikleri, tanıtım yetersizlikleri ve girişimci iştahının azlığı gibi ortak sorunlarla karşı karşıya. Tarımda, Ardahan’ın coğrafi işaretli ürünleri bulunmasına rağmen, bu ürünlerin pazara ulaştırılması konusunda zorluklar yaşanıyor. Demirci, “Posof fasulyesini o kadar değerli buluyoruz ki, kendimiz yiyoruz, satamıyoruz” diyerek durumu esprili bir dille özetledi. Genç nüfusun azlığı ise bu potansiyelin değerlendirilmesini engelliyor.

Turizm açısından ise durum daha da ironik. Ardahan, doğasıyla dikkat çekerken, turizm altyapısındaki eksiklikler ciddi bir sorun teşkil ediyor. Vali Mehmet Fatih Çiçekli, bu potansiyelin ne ölçüde değerlendirildiğini sorguladı ve konaklama sorununa dikkat çekti. Belediye Başkanı Faruk Demir de kış ve yayla turizmi gibi alanlarda gelişim sağlanması gerektiğini vurguladı.

Dış ticaret ise neredeyse yok denecek kadar az. Demirci, göreve geldiğinde sınır ticareti yapan üye sayısının sadece 3 olduğunu, bu sayının şimdi 5’e çıktığını belirtti. Gürcistan ile ticaret potansiyeli yüksek olmasına rağmen, iki tarafın da benzer yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.

ATSO Başkanı Demirci, odanın rolünü net bir şekilde tanımladı: “Bizim görevimiz temsil etmek ve talep etmek. Fabrika kuracak girişimciye yol göstermek gerekiyor. Ancak bu girişimcilerin ortaya çıkması şart.” Genç nüfusun şehirden göç etmesi de önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Demirci, köyden kente göçü tersine çevirecek modeller geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Çalıştayın en önemli çıktılarından biri, Ardahan Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali Kemal Çelik’in ortak akıl çağrısıydı. Üniversite, ticaret odası, belediye ve valilik arasında iş birliği sağlanması gerektiğini vurguladı. Çelik, çalıştay sonuçlarının bir kitap halinde yayımlanacağını ve bu kitabın karar vericiler için bir başvuru kaynağı olacağını açıkladı. Ancak Ardahan’ın kaderini değiştirecek olan, sadece kitaplar değil, somut adımların atılmasıdır. Demiryolu bağlantısı, havalimanı, modern mezbahalar gibi yatırımların yanı sıra girişimci ekosisteminin canlandırılması için mali teşviklerin sağlanması gerektiği ifade edildi.

Ardahan, Cumhuriyetle yaşıt bir ticaret odasına sahip olmanın gururunu taşırken, bu bir asırlık geçmiş, kaçırılmış fırsatlarla dolu. Vali Çiçekli’nin belirttiği gibi, “Beylik laflar etmek kolay, yüzyıllık birikimin hakkını vermek zor.” Ardahan, artık beklemeyi bırakıp harekete geçmek zorunda. Doğası, konumu ve tarihiyle bu potansiyeli değerlendirebilir. Ancak bu potansiyelin hayata geçmesi için irade gerekmektedir. Başkan Demirci’nin de dediği gibi, “Eğer sanayileşemedik, o zaman turizm ve katma değerli hayvancılıkta fark yaratmalıyız.” Önümüzdeki 10 yıl, Ardahan’ın bu vizyonu ne kadar sahipleneceğini gösterecek. Başarı sağlarsa, 100. yıl bir dönüm noktası olacak; aksi takdirde, sadece bir kutlama olarak kalacak.

Umarız bu sefer, yüzyıllık tecrübe boşa gitmez.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu