Vekalet Gücü ile Direniş Arasındaki Temel Farklar
İran’ın eski Ankara Büyükelçisi Farazmand, vekalet gücü ve direniş arasındaki farkları detaylandırdı.
İran İslam Cumhuriyeti’nin eski Ankara Büyükelçisi Muhammed Farazmand, Tahran’daki Şehit Avini Koleji’nde düzenlenen General Süleymani’yi anma etkinliğinde önemli açıklamalarda bulundu.
Farazmand, 12 Günlük Savaş’ın ardından direniş ekseninin ve İran’ın caydırıcılığının zayıfladığına dikkat çekerek, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırı tehditlerinin arttığını ifade etti.
Vekalet gücü ile direniş gücü arasındaki farklılıkları açıklayan Farazmand, Lübnan Hizbullahı, Irak Haşdi Şabi ve Yemen’deki Ensarullah’ın vekalet güçleri olarak algılandığını, ancak bunların aslında direniş güçleri olduğunu vurguladı.
Eski diplomat, iki grup arasında en az on temel fark bulunduğunu belirtti. Direniş gücünün ana hedefinin İsrail işgaline ve ABD’nin bölgedeki planlarına karşı durmak olduğunu, vekalet güçlerinin ise bu amaca hizmet etmediğini dile getirdi.
Farazmand, direniş gücünün paralı askerlerden oluşmadığını, aksine insani ideallere sahip olduğunu ve halkın desteğiyle hareket ettiğini ifade etti. Ayrıca, direniş gücünün kendi hükümetine ve halkına karşı silahlanmadığını, vekalet güçlerinin ise bu tür bir tutum sergilediğini belirtti.
Direniş gücünün bağımsız bir komutanı olduğunu ve dışarıdan emir almadığını da sözlerine ekleyen Farazmand, General Süleymani’nin şehadet yıldönümünde direniş konusunun gündeme getirilmesinin önemine vurgu yaptı.
Bölgedeki son gelişmelere de değinen Farazmand, Riyad, Doha ve Maskat’ta yapılan açıklamaların dikkat çekici olduğunu belirtti. 2017’de Katar’ın kuşatılması sürecinde İran ve Türkiye’nin desteğiyle bu ülkenin kurtarıldığını hatırlatan Farazmand, BAE’nin Suudi Arabistan’ın bölgedeki programlarını desteklediğini ve bunun sonuçlarının olumsuz olabileceğini ifade etti.




