Yunanistan, İşkembe Çorbasını UNESCO’ya Tescil Ettirmek İstiyor

Yunanistan, işkembe çorbasını UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Mirası olarak tescil ettirmek için harekete geçti.

Yunanistan, Türkiye’nin zengin mutfak kültürüne ait olan işkembe çorbasını sahiplenmek amacıyla harekete geçti. Ülke, bu geleneksel lezzeti UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Mirası olarak tescil ettirmek için gerekli adımları atıyor.

Baklava, cacık, döner ve yoğurt gibi Türk mutfağının diğer ikonik tatlarının ardından şimdi de işkembe çorbası Yunanistan’ın gündeminde. Yunan aşçılar, Türkiye’de oldukça sevilen ve doğal antibiyotik olarak bilinen işkembe çorbasının kendilerine ait olduğunu öne sürüyor.

Yunan basınında yer alan haberlere göre, Selanik’te işkembe çorbası, Yunan kültürü olarak tescil edilmesi için resmi başvurular yapılmaya başlandı. Yunanistan, bu sürecin iki yıl önce sessiz bir şekilde başladığını belirtiyor.

Şubat 2024’te detaylı bir dosya hazırlayarak UNESCO’ya başvuru yapmayı planlayan Yunanistan, “İşkembe çorbası bizim” ifadesiyle tescil talebini dile getirdi. Yunan Kültür Bakanlığı, bu başvuruyu Somut Olmayan Kültürel Miras ve Kültürel İlişkiler Dairesi’ne sundu ve onay sürecinin ardından dosya UNESCO’ya iletilecek.

Bu gelişmeler, Türkiye’de de dikkatle takip ediliyor. Yunanistan’daki bu başvurunun, Türk mutfağının özgünlüğü ve kültürel mirası açısından önemli bir tartışma yaratması bekleniyor.

İşkembe çorbasının Anadolu’daki tarihi oldukça köklüdür. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde İstanbul’daki çarşı hayatını anlatırken işkembeci ve paçacı esnafından bahsettiği bilinmektedir. Osmanlı mutfağı üzerine yapılan akademik araştırmalar, sakatat tüketiminin hem saray mutfağında hem de halk mutfağında önemli bir yer tuttuğunu göstermektedir. Bu kayıtlar, işkembe geleneğinin en az 17. yüzyılda Osmanlı şehir yaşamında yer edindiğini kanıtlamaktadır.

Gastronomi uzmanı Recep İncecik, Habertürk TV’ye yaptığı açıklamada, “İşkembeye sahip çıkmaları güzel bir şey ama dominant kültür olarak bize ait ve işkembeyi asla Yunanlılar alamaz.” diyerek bu lezzetin kökeninin Türk mutfağına dayandığını vurguladı. İncecik, Osmanlı döneminde işkembenin gayrimüslim topluluklar tarafından yapıldığını da belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu