Avrupa’da Tarihi Kuraklık: Tuna Nehri Tehlike Altında
Aşırı sıcaklar ve kuraklık, Tuna Nehri’nde su seviyelerini tarihi dip noktalara düşürdü, enerji ve tarım sektörlerinde alarm verildi.
Avrupa kıtasında yaşanan aşırı sıcak hava dalgaları ve devam eden kuraklık, Tuna Nehri’ni ciddi bir tehlike ile karşı karşıya bıraktı. 2,850 kilometre uzunluğundaki bu nehir, geçtiği 10 Avrupa ülkesinde su seviyelerinin tarihi dip seviyelerine inmesine neden oldu. Bu durum, enerji üretimi, taşımacılık, tarım ve içme suyu kaynakları gibi birçok hayati sektörde alarm zillerinin çalmasına yol açtı.
Nehirdeki su seviyesinin düşmesi, nükleer santrallerin soğutma süreçlerini olumsuz etkileyerek enerji krizini derinleştirdi. Romanya’daki Cernavoda Nükleer Santrali, yetersiz soğutma suyu nedeniyle reaktörlerinden birinin kapasitesini azaltmak zorunda kaldı. Rumen hükümeti, durumu düzeltmek ve ikinci reaktörün kapanmasını önlemek için orduyu devreye soktu. Ordu, nehrin bir kolundaki su akışını engelleyen kaya oluşumunu dinamitle patlatarak santrale su akışını artırmaya çalıştı.
Macaristan’da da benzer bir kriz yaşandı. Ülkenin elektrik ihtiyacının üçte birini karşılayan Paks Nükleer Santrali, su seviyesinin kritik eşiğin birkaç milimetre üzerinde kalması sayesinde kapanmaktan son anda kurtuldu. Ancak santral, şu anda yalnızca yüzde 12 kapasiteyle çalışmaya devam ediyor.
Kuraklık, nehir yatağındaki tarihi kalıntıları da gün yüzüne çıkardı. Sırbistan’da su seviyesinin düşmesiyle, İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma Nazi savaş gemileri su yüzeyine çıktı. Bu durum, ülkedeki nükleer santrallerin üretim kapasitesinin yüzde 30 oranında düşmesine neden oldu. Slovakya’da ise, nehir yatağında bulunan bir İngiltere yapımı deniz mayını nedeniyle nehir trafiği geçici olarak kapatıldı.
Kuraklık yalnızca Tuna Nehri ile sınırlı kalmadı. Almanya’daki Ren Nehri’nde, Köln, Düsseldorf ve Duisburg bölgelerinde 1880 yılından bu yana ölçülen en düşük su seviyeleri kaydedildi. Su derinliğinin azalması, yük gemilerinin tam kapasite çalışmasını engelledi ve Rotterdam Limanı ile Ren Nehri arasındaki taşımacılık hacminde yüzde 10’luk bir düşüş yaşandı.
İtalya’nın Po Nehri havzasındaki kuraklık, pirinç tarlalarını ve içme suyu teminini tehdit ederken, enerji şirketleri hidroelektrik üretiminde büyük düşüşler bekliyor. Uzmanlar, toprak ve su kaynaklarındaki nem kaybının hızlanmasının Avrupa genelinde tarımsal rekolteyi ciddi şekilde azaltacağı konusunda uyarıyor.




