Fed’in Faiz Mesajları Piyasalarda Sert Dalgalanmalara Neden Oldu

Fed’in faiz politikası ve jeopolitik gelişmeler, piyasalarda önemli dalgalanmalara yol açtı. Dolar güçlenirken, altın ve petrol fiyatları düştü.

Küresel piyasalarda yeni haftanın yönü, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikası ve jeopolitik gelişmelerle şekilleniyor. Fed’in faizleri uzun süre yüksek tutma beklentisi, doları güçlendirirken, dolar endeksi son 13 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Güçlü doların etkisiyle ons altın yüzde 1,3, gümüş ise yüzde 5 oranında değer kaybetti. Ayrıca, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakat ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, Brent petrol fiyatlarında yüzde 6,7’lik bir düşüşe yol açtı. Yeni haftada altın, dolar ve petrol piyasalarında hangi seviyelerin takip edileceği merak ediliyor.

Emtia piyasalarında, geçtiğimiz haftada Fed’in 17-18 Haziran tarihlerindeki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı ile ABD ve İran arasında 14 Haziran’da varılan mutabakatın etkileri gözlemlendi. Fed’in politika faizini yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutmasına rağmen, sıkı para politikasının uzun süre devam edeceği mesajları doları güçlendirdi. ABD-İran mutabakatının ardından Hürmüz Boğazı’nda tanker geçişlerinin yeniden başlaması, enerji piyasalarındaki jeopolitik risk primini azalttı.

Haftalık fiyat değişimlerinde dikkat çeken gelişmeler arasında Brent petrolün varil fiyatında yüzde 6,7’lik bir gerileme, doğal gaz fiyatında yüzde 2,5’lik bir artış, spot altının ons fiyatında yüzde 1,3’lük bir düşüş ve gümüşte yüzde 5’lik bir değer kaybı yer aldı. Diğer yandan kakao fiyatı yüzde 10, kahve ise yüzde 4,9 oranında yükseldi. Buğday fiyatı da yüzde 2,9 değer kazandı.

ABD ile İran arasındaki 14 maddelik mutabakat, Pakistan’ın arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda sağlandı. Bu gelişme, küresel piyasalardaki risk algısını önemli ölçüde azalttı. Mutabakat, çatışmaların sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasını içeriyor. Tarafların metni imzalamasının ardından Boğaz’daki tanker geçişleri yeniden başladı. Bu durum, küresel enerji arzının toparlanabileceği beklentisini artırarak petrol fiyatlarındaki jeopolitik risk primini düşürdü. Ancak, tanker geçişlerinin savaş öncesi seviyelerin altında kalması ve güvenlik risklerinin tamamen ortadan kalkmaması, piyasalardaki iyimserliği sınırladı.

İsviçre’de yapılması planlanan takip görüşmelerinin ertelenmesi, mutabakatın kalıcı bir barış anlaşmasına dönüşüp dönüşmeyeceğine dair belirsizliklerin devam ettiğini gösteriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu