İsrail, Bilal Erdoğan’ın da Aralarında Bulunduğu 29 Türk’e Giriş Yasağı Getirmeyi Planlıyor
İsrail, Bilal Erdoğan’ın da bulunduğu 29 Türk vatandaşına giriş yasağı getirmeyi düşünüyor. Gerekçe ise boykot çağrıları ve antisemitizm iddiaları.
İsrail basınında yer alan haberlere göre, İsrail Diaspora Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın da dahil olduğu 29 Türk vatandaşının ülkeye girişinin yasaklanması için bir karar almaya hazırlanıyor. Bu tavsiye kararının, İsrail’de giriş yasaklarını uygulamakla yetkili Nüfus ve Göç İdaresi’ne iletildiği bildirildi.
Giriş yasağı önerilen isimler arasında siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler ve tanınmış diğer şahısların bulunduğu ifade ediliyor. Bilal Erdoğan’ın yanı sıra, eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ve İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım’ın da bu listeye dahil olduğu iddia ediliyor.
İsrail Diaspora Bakanlığı’nın, bu isimler hakkında, “İsrail’e yönelik boykot çağrıları” ve “antisemitizm” iddialarını gerekçe gösterdiği kaydedildi. Bakanlığın bu değerlendirmesi doğrultusunda, giriş yasağı tavsiyesinin resmi makamlara iletildiği belirtildi.
Öte yandan, İsrail Diaspora Bakanı Amichai Chikli, Türkiye’yi “düşman devlet” olarak nitelendirerek, İsrail’e karşı düşmanca faaliyetlerde bulunan kişi ve yapılara karşı gerekli adımların atılmaya devam edeceğini savundu.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik Ekim 2023’te başlattığı saldırılarda, Filistinli kaynaklara göre 71 bin 455 kişi hayatını kaybederken, 171 bin 347 kişi yaralandı. 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkese rağmen, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ni hedef almaya devam ettiği bildirilmektedir.
Bu gelişmeler ışığında, Türkiye’de de çifte vatandaşlık durumu tartışma konusu olmuştu. Özellikle, İsrail vatandaşı olup Gazze’deki çatışmalara katılan çifte vatandaşların durumu, kamuoyunda tartışmalara yol açmıştı. Ancak bu konuda atılacak adımların yetersiz kaldığı eleştirileri gündeme gelmişti.
İsrail, bu konuda hızlı bir karar alarak, 29 kişiye giriş yasağı getirme yolunda somut adımlar atarken, Türkiye’de benzer bir iradenin sergilenememesi dikkat çekiyor. Bu durum, iki ülke arasındaki farklı yaklaşım ve irade farklılıklarını gözler önüne seriyor.




