İspanya’da Göç Krizi: Can Kaybı 67’ye Yükseldi
İspanya’nın Sebte bölgesinde göç krizinde can kaybı 67’ye ulaştı. Başbakan Sánchez, Avrupa’yı olağanüstü toplantıya çağırdı.
İspanya’nın Kuzey Afrika’daki topraklarından biri olan Sebte’de yaşanan düzensiz göç krizi nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 67’ye ulaştı. İspanyol hükümeti, ölenlerin çoğunun Fas’tan yüzerek Sebte’ye ulaşmaya çalışırken boğulduğunu, bazılarının ise sınır geçişleri sırasında meydana gelen izdihamda yaşamını yitirdiğini bildirdi.
Hafta içerisinde Fas’tan Sebte’ye kara ve deniz yoluyla yaklaşık 60 bin kişinin geçtiği belirtilirken, Madrid yönetimi, bu kişilerin büyük bir kısmının kısa süre içinde tekrar Fas’a döndüğünü açıkladı. İspanya İçişleri Bakanlığı’na göre, sınırı geçen yaklaşık 50 bin kişiden 48 binden fazlası geri dönmüştür.
Başbakan Pedro Sánchez, krizin ardından bazı Avrupa ülkelerinin İspanya’ya yönelik eleştirilerine sert bir şekilde yanıt verdi. Avrupa Birliği kurumlarına yazdığı mektupta, bazı üye ülkelerin tutumunu “bencil”, “ayrıştırıcı” ve “hukuka aykırı” olarak nitelendiren Sánchez, Avrupa’nın göç krizine ortak bir şekilde çözüm bulması gerektiğini savundu. Ayrıca, AB üyesi 27 ülkenin içişleri bakanlarının olağanüstü bir video konferans ile toplanmasını talep etti. Bu çağrıya 22 üye ülkenin destek verdiği öğrenildi.
Sánchez, “Uluslararası konjonktürde Avrupa Birliği’nin önyargılar, yanlış bilgiler ve siyasi hesaplarla hareket etme lüksü yok.” diyerek durumu değerlendirdi.
Sebte’deki göç akını, Avrupa’da siyasi tartışmaları da alevlendirdi. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, durumu “şoke edici” olarak tanımlarken, İspanya ile Schengen uygulamasının askıya alınmasının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Roma yönetimi, bu açıklamanın ardından İspanya’ya yönelik hava ve deniz ulaşımında sınır kontrollerini geçici olarak yeniden başlattı. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, yaşananların İspanya’nın göç politikasındaki başarısızlığın bir yansıması olduğunu öne sürdü. İtalya’nın yanı sıra Danimarka, İsveç, Finlandiya, Çekya ve Avusturya’dan da İspanya’ya yönelik eleştiriler geldi.
İspanyol hükümeti, Schengen tartışmalarına yanıt vererek, Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Sebte’den İspanya ana karasına ve Schengen bölgesine kontrolsüz geçişin mümkün olmadığını belirtti. “Neredeyse Sebte’ye gelen herkes yeniden Fas’a döndü.” dedi. Hukukçular, mevcut Avrupa Birliği mevzuatına göre herhangi bir üye ülkenin Schengen sisteminden bu şekilde çıkarılmasının hukuken mümkün olmadığını vurguladı. AB Göç Komiseri Magnus Brunner ise “Tek bir kişi bile Avrupa ana karasına geçmedi.” açıklamasında bulundu.
Madrid yönetimi, yeni düzensiz geçişleri önlemek amacıyla Sebte’deki güvenlik önlemlerini artırdı. İçişleri Bakanlığı, Tarajal dalgakıranı boyunca deniz üzerinde 500 metre uzunluğunda yüzer bariyer kurulmasına başlandığını duyurdu. Bu bariyer, 30 ila 70 santimetre su yüzeyinin üzerine çıkacak ve yaklaşık bir metre derinliğe kadar uzanacak şekilde tasarlandı. Ayrıca, İspanya, 2021’den bu yana ilk kez Sebte’de sınır güvenliğine destek vermek amacıyla asker konuşlandırdı ve bölgeye 60 asker ile 200 özel harekât polisi gönderdi.
Göç dalgasının bu kadar hızlı büyümesi konusunda farklı değerlendirmeler mevcut. İspanyol hükümeti, insan kaçakçılarının sınırın açıldığına dair yanlış bilgiler yaydığını savunurken, bazı uzmanlar Fas’ın sınır kontrollerini gevşetmiş olabileceği görüşünü dile getiriyor. Uzmanlar, 2021 yılında Rabat ile Madrid arasında Batı Sahra nedeniyle yaşanan diplomatik kriz sırasında binlerce kişinin Sebte’ye geçmesine izin verildiğini hatırlatıyor. Avrupa İstikrar Girişimi Başkanı Gerald Knaus, yaklaşık 50 bin kişinin bir gün içinde Sebte’ye ulaşmasını “tamamen olağanüstü” olarak değerlendirirken, geçmişteki benzer krizlerde belirleyici unsurun Rabat yönetiminin siyasi tercihleri olduğunu belirtti.
Sebte krizi, İspanya iç siyasetinde de tansiyonu artırdı. Muhafazakâr Halk Partisi (PP), hükümeti sınır güvenliğinde yetersiz kalmakla suçlarken, Başbakan Sánchez’in kısa süre önce yaklaşık 500 bin belgesiz göçmene yasal statü tanınmasını öngören düzenlemesini göç hareketlerini teşvik ettiği iddiasını gündeme getirdi. Hükümet ise yaşanan olağanüstü göç hareketinin düzensiz göç politikalarıyla değil, insan kaçakçılarının yaydığı dezenformasyon ve Fas sınırındaki gelişmelerle bağlantılı olduğunu savunuyor.




