Burhanettin Duran: Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporunu Reddettik

Burhanettin Duran, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunu reddettiklerini açıkladı ve raporun taraflı olduğunu vurguladı.

Avrupa Parlamentosu’nda kabul edilen Türkiye raporuna yönelik tepkiler artarak devam ediyor. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, raporun son derece taraflı bir şekilde hazırlandığını ve gerçekleri yansıtmadığını ifade etti.

17 Haziran Çarşamba günü yapılan oylamada, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporu, 381 oyla kabul edildi. Oylamada 107 parlamenter karşı oy kullanırken, 171 parlamenter ise çekimser kaldı. Bağlayıcı niteliği olmayan belgede, son taslağa verilen 55 değişiklik önergesinden bazıları kabul edildi.

Raporun içeriğinde, Türkiye’nin Mavi Vatan politikası hedef alınarak Yunanistan’a karşı bir pozitif ayrımcılık uygulandığına dikkat çekildi. Ayrıca, yıllardır çözülemeyen vize sorununda Türkiye’nin suçlandığı da belirtildi.

Taslak belgede yer alan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik yaptırım çağrısının nihai metinde yer alması, bu konudaki eleştirilerin de devam etmesine yol açtı. Raporda, “demokratik gerileme göz önüne alınarak” insan hakları ve temel özgürlüklerin ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi’nin işletilmesi talep ediliyor.

Burhanettin Duran, bu rapora en sert tepkiyi gösteren isimlerden biri oldu. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Avrupa Parlamentosu’nun kararını kabul edilemez olarak nitelendirdi. Duran, Türkiye’nin ulusal egemenliğinin açıkça hedef alındığını vurgulayarak, “Avrupa Parlamentosu’nun ideolojik yaklaşımlarla ve çarpıtılmış bilgilerle hazırladığı, Türkiye’nin gerçeklerini yansıtmayan raporunu en sert şekilde reddediyoruz” dedi.

Duran, raporda yer alan Mavi Vatan’a ilişkin değerlendirmelerin dayanaksız olduğunu, Yunanistan’ın maksimalist taleplerine destek verildiğini ve Kıbrıs meselesindeki yanlı tutumun raporun taraflı hazırlandığını gösterdiğini belirtti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik yaptırım talebine de değinen Duran, bu tür siyasi nitelikli değerlendirmeleri kabul etmediklerini ifade etti. “Terör örgütlerinin ve Türkiye karşıtı çevrelerin söylemlerine alan açan bu anlayışın, yapıcı diyaloga değil, ayrışmaya hizmet ettiği açıktır. Bağımsız Türk yargısına yönelik mesnetsiz ithamları kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

Duran, Türkiye’nin iç işlerine karışılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yargı süreçlerini kendi kurumları eliyle yürütmektedir. Türkiye-AB ilişkilerinin ortak çıkarlar temelinde ilerlemesine katkı sunması beklenen çevrelerin, ön yargılar yerine gerçekleri esas alması en doğru yol olacaktır” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu