İstanbul’daki Kanye West Konseri: Kültürel Bir Sorgulama
Kanye West’in İstanbul’daki konseri, kültürel değerlerimizi sorgulatan bir etkinlik olarak öne çıkıyor.
İstanbul’un fethinin yıl dönümüne denk gelen günlerde düzenlenen Kanye West konseri, sadece bir müzik etkinliği olarak mı değerlendirilmelidir, yoksa toplumun kültürel yönelimleri açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir durum mu ortaya koymaktadır? Dünyaca ünlü sanatçılardan biri olan Kanye West’in İstanbul’daki büyük konseri, on binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Konser sırasında sergilenen büyük koreografiler, görsel şovlar ve yüksek bütçeli organizasyon dikkat çekerken, birçok kişi şu soruyu sormaya başladı: İstanbul’un fethinin yıl dönümünde neden Fatih Sultan Mehmed’in ilmi, ahlakı ve medeniyet vizyonu değil de küresel popüler kültürün yıldızları gündemin merkezine yerleşiyor? Bu soru, yalnızca bir sanatçıya yönelik tepkinin ötesinde, toplumun değerler dünyasına dair daha derin bir sorgulamayı beraberinde getiriyor.
Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’u fetheden sıradan bir komutan değildi. O, çağının en iyi eğitimini almış, birden fazla dil bilen, ilme ve hikmete önem veren, bilim insanlarını koruyup destekleyen bir devlet adamıydı. Fetih, onun için yalnızca askeri bir başarı değil, aynı zamanda bir medeniyet idealinin parçasıydı. Bugün ise gençlerin önüne hangi rol modeller çıkarılıyor? Fatih’in ilmi şahsiyeti mi anlatılıyor, yoksa küresel eğlence endüstrisinin ürettiği popüler figürler mi gençlerin hayallerini şekillendiriyor? Asıl üzerinde durulması gereken mesele budur.
Elbette herkesin müzik dinleme ve konserlere katılma özgürlüğü vardır. Ancak zamanlama ve semboller de önemlidir. İstanbul’un fethinin yıl dönümünde gerçekleştirilen bu büyük organizasyonun, toplumun dikkatini hangi yöne çektiği sorgulanmalıdır. Bir yanda Fatih Sultan Mehmed’in mirası, diğer yanda küresel popüler kültürün en dikkat çekici isimlerinden biri. Toplumun ilgisi, heyecanı ve gündemi hangisine yöneliyor? Bu sorunun cevabı, yalnızca bir konser değerlendirmesi değil, aynı zamanda kültürel istikametimizin de göstergesidir.
Konser biletlerinin fiyatları 5 bin ile 35 bin lira arasında değişiyor. Türkiye’de milyonlarca insan hayat pahalılığı ile mücadele ederken, tek gecelik bir gösteri için bu rakamların konuşulması dikkat çekicidir. Bir ailenin aylık geçim masrafına yaklaşan veya bazı durumlarda aşan bu rakamlar, birkaç saatlik bir eğlence organizasyonu için harcanabiliyor. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir tercih meselesidir. Toplum olarak neye değer veriyoruz? Neye yatırım yapıyoruz? Neyi yüceltiyoruz? Bu soruların cevabı, bilet fiyatlarından daha önemlidir.
Son yıllarda küresel popüler kültürün etkisiyle gençlerin rol modelleri hızla değişiyor. Bilim insanları, düşünürler, âlimler ve medeniyet öncüleri geri planda kalırken; sanatçılar, sporcular ve sosyal medya fenomenleri daha fazla görünür hale geliyor. Bu durum yalnızca Türkiye’ye özgü değildir. Ancak İstanbul’un fethi gibi tarihi ve medenî anlamı son derece güçlü bir dönüm noktasının yıl dönümünde yaşananlar, meseleyi daha da anlamlı kılmaktadır. Fetih yıldönümlerinde gençlere Fatih’in hedefleri anlatılmalı değil miydi? Onlara İstanbul’un neden fethedildiği, bu fethin insanlık tarihindeki yeri ve taşıdığı medeniyet iddiası aktarılmalı değil miydi? Bu soruların cevabı, geleceğin Türkiye’sini de şekillendirecektir.
Fatih Sultan Mehmed’in hedefi yalnızca bir şehri ele geçirmek değildi. O, adaletin, ilmin, ahlakın ve medeniyetin temsilcisi olabilecek bir düzen kurmaya çalışıyordu. Bugün ise fetih yıl dönümlerinde hangi değerler öne çıkıyor? İlim mi, ahlak mı, medeniyet tasavvuru mu, yoksa dev ekranlar, ışık gösterileri ve küresel şöhretler mi? Bu soruların cevabı, aslında toplum olarak hangi istikamete yöneldiğimizi de göstermektedir.
Burada tartışılan şey yalnızca Kanye West değildir. Yarın başka bir dünya yıldızı da gelebilir. Asıl mesele, bir toplumun hangi isimleri büyüttüğü, hangi değerleri yücelttiği ve hangi semboller etrafında toplandığıdır. Fetih yıldönümünde kimler gündem oluyor? Fatih Sultan Mehmed mi, Akşemseddin mi, Molla Gürani mi, yoksa küresel eğlence endüstrisinin ürettiği yıldızlar mı? Bir toplumun geleceğini belirleyen şey, konuştuğu isimler kadar unuttuğu isimlerdir. Belki de bugün sormamız gereken soru şudur: İstanbul’un fethini kutlarken gerçekten Fatih’i mi hatırlıyoruz, yoksa sadece takvimdeki bir tarihi mi? Ve daha da önemlisi: Fetih yıldönümünde İstanbul’da yankılanan ses, Fatih’in medeniyet çağrısı mıydı; yoksa küresel popüler kültürün gürültüsü mü?




