Mısır Zindanlarındaki Müslüman Tutsaklar İçin Özgürlük Çağrısı
Mısır’da Müslüman tutsakların özgürlüğü için yapılan etkinlikte, Sisi yönetiminin baskıları protesto edildi.
HAKSÖZ HABER
2013 yılında General Sisi’nin gerçekleştirdiği askeri darbe sonrası Mısır’da otoriter bir yönetim kuruldu. Seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin hapsedilmesiyle başlayan süreç, Müslüman Kardeşler ve diğer İslami hareketlere yönelik baskılarla devam etti. Bu 13 yıllık dönemde Mısır halkı, ekonomik buhran ve hüsranla karşı karşıya kaldı.
Müslüman Kardeşler’e karşı uygulanan idam kararları ve diğer baskı yöntemleri, Mısır’da bir korku atmosferi oluşturdu. İslami Dayanışma Platformu, Sisi yönetiminin bu baskılarına dikkat çekmek amacıyla Saraçhane’de bir araya geldi.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan Murat Ayar, Mısır halkının maruz kaldığı zulmü dile getirerek, Mısırlı tutsaklarla dayanışma mesajı verdi. Ayar, “Sisi’nin sonu da Esed’in sonu gibi olacaktır. Müslümanların zulme uğramasına karşı durmak için elimizden geleni yapmalıyız” dedi.
Hamza Türkmen, Mısırlı tutsakların özgürlük mücadelesinin her platformda öncelikli bir konu olması gerektiğini belirtti. Türkmen, “Bir Müslüman zulme uğradığında diğer Müslümanların görevi onun sesi olmak ve zulmü sona erdirmek için mücadele etmektir. Mısır’daki baskılar, hukuk ve insanlık dışıdır. Cezaevlerindeki şartlar uluslararası kuruluşlar tarafından da onaylanmıştır. Mısır’da siyasi tutuklulara uygulanan hücre hapsi ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakma gibi uygulamalar günlük hale gelmiştir. Mısırlı Müslüman tutsakların sorunlarını gündemde tutmak, hem bir sorumluluk hem de bir onurdur. Türkiye’deki hükümetten, Mısırlı kardeşlerimizin haklarını her platformda savunmasını bekliyoruz. Mısırlı tutsaklar özgürleşmedikçe bizler de tutsak sayılırız. Yaşasın Müslümanların kardeşliği!” şeklinde konuştu.
Mısırlı Dernekler Federasyonu Başkanı Mithat Hattat, 2013’te yaşanan darbenin sonuçlarına dikkat çekti. Hattat, “Bu darbe, Mısır tarihinin en büyük katliamlarından birine yol açtı. Binlerce insan hayatını kaybetti, yaralananlar ve kaybolanlar oldu. Meydanlardaki insanların tek isteği özgürlük ve seçilmiş Cumhurbaşkanlarının geri dönmesiydi. Darbenin ardından Mısır’da derin bir ekonomik kriz yaşanıyor. Gençler, şehitlerin mirasını yaşatacak ve darbecilere gereken dersi vereceklerdir. Rabia Meydanı, Mısırlılar için unutulmaz bir simge olmaya devam ediyor.” dedi.
Muhammed Biltaci’nin eşi Sena Biltaci, Mısır’dan Gazze’ye kadar yaşanan zulümlere dikkat çekerek, “Burada eşlerimizi ve çocuklarımızı yalnız bırakmadığımızı ilan etmek için toplandık. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Kızım Esma gibi birçok Müslüman, bu dikta rejimi tarafından katledildi. 50 bin Mısırlı tutsağın 2 bini kadın. Bu insanların tek suçu özgürlük talepleridir. Mısır’daki tutsaklar, insanlık dışı koşullarda tutuluyor. Ailelerimizle iletişim kurmakta zorlanıyoruz. Oğlum Enes, 20 yaşında tutuklandı ve şimdi 33 yaşında. Oğlumdan haber alamıyorum. Yaşlı tutuklular da insanlık dışı koşullara maruz kalıyor. Zulme uğrayan sadece Mısırlılar değil, Gazze ve Doğu Türkistan’daki zulümleri de gündemde tutmalıyız.” dedi.
Necmettin Irmak, Sisi yönetimindeki tutsakların özgürlüğü için dünya kamuoyuna çağrıda bulundu. Irmak, “Geçmişte Firavun’un zulmünden kurtulanlar, bugün de Allah’ın izniyle kurtulacaktır. Mısır zindanlarındaki kardeşlerimiz, mücadele azimlerini sürdürüyorlar. Onları unutmayacağız ve özgürlükleri için mücadele etmeye devam edeceğiz. Filistinli kardeşlerimiz de zulme uğruyor. Bu vesileyle Filistin’e gidecek olan yardım konvoyunu selamlıyoruz!” şeklinde konuştu.
Etkinlik, akşam namazında Mısırlı tutsaklar ve diğer mazlum coğrafyalardaki Müslümanlar için kunut duası okunmasıyla sona erdi. Katılımcılar, etkinlik boyunca sloganlar atarak dayanışma mesajlarını dile getirdiler.




