Medine’de 1700’den Fazla Tarihi Kur’an Yazıtı Keşfedildi

Medine’de yapılan arkeolojik kazılarda 1700’den fazla Kur’an yazıtı bulundu. Bu keşif, erken İslam tarihi için önemli bilgiler sunuyor.

Suudi Arabistan Miras Kurumu, Medine’de gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda, Hazreti Osman döneminden önceye tarihlenen Kur’an ayetlerini içeren 1700’den fazla kaya yazıtı, kaya resmi ve diğer arkeolojik buluntuların keşfedildiğini duyurdu.

ABD merkezli Uluslararası Kur’an Araştırmaları Derneği (IQSA) İcra Direktörü Dr. Hythem Sidky, Anadolu Ajansı muhabirine verdiği demeçte, bu bulguların erken İslam tarihi ve Kur’an-ı Kerim metninin aktarımı hakkında önemli bilgiler sağladığını ifade etti.

Dr. Sidky, yeni keşfedilen yazıtların heyecan verici olduğunu belirterek, “Bu yazıtlar, erken İslam tarihi hakkında daha derin bir anlayış sunuyor. Medine ve çevresindeki bölge, İslam’ın doğuş yeri olması nedeniyle büyük bir öneme sahip. Burada, Peygamber’in ardından gelen ilk nesillerin ve sahabelerin izleri bulunuyor,” dedi.

Yazıtlar arasında, ikinci halife Hazreti Ömer’in adının geçmesinin büyük bir bulgu olduğunu vurgulayan Sidky, bunun Hazreti Ömer’e dair daha geniş bir yazıt koleksiyonuna katkı sağladığını belirtti. Ayrıca, Hazreti Ömer’in ölümünü anlatan ve Hicri 24 yılına tarihlenen ünlü Züheyr Yazıtı’nın da bu koleksiyonda yer aldığını hatırlattı.

Sidky, yazıtın farklı bir özelliğine dikkat çekerek, “Bu yazıt, Ömer’den bahsetmesine rağmen, paleografisinin birinci yüzyıla ait bir tarihlendirmeyi engellediği için büyük olasılıkla Ömer dönemine ait değil. Ancak, onu anan bir yazıt olarak büyük tarihi öneme sahip,” dedi.

Medine bölgesinde İslamiyet sonrası yazıt sayısında belirgin bir artış yaşandığını belirten Sidky, “İslam öncesi dönemde yazıtların sayısı oldukça azdı, ancak İslam’dan sonra dini içerikli birçok yazıt ortaya çıktı. Bu yazıtlar, erken halifeleri, şehadetleri ve Kur’an’dan ayetleri içeriyor,” şeklinde konuştu.

Bu bulguların, erken Müslüman nüfusun okuryazarlığı ve yazılı kültürünün önemini vurguladığını ifade eden Sidky, aynı zamanda insanların anılarını yaşatmak için kayalara yazı bırakma kültürünü de gözler önüne serdi.

Dr. Sidky, bu keşiflerin Kur’an metninin tarihi ve aktarımı hakkında bilinenleri güçlendirdiğini belirterek, “Kur’an’ın günlük yaşamda ne denli merkezi bir rol oynadığını gösteriyor. Bir bireyin kayaya Kur’an’dan bir alıntı bırakması, bu yazıtları bırakan Müslümanların yaşamında Kur’an’ın önemini ortaya koyuyor,” dedi.

Suudi Miras Kurumu’nun bu keşifleri yayımlarken gösterdiği temkinli yaklaşımı da öven Sidky, “Miras Kurumu, yazıtların ‘Ömer tarafından kazındığını’ değil, ‘Ömer’in adını taşıdığını’ belirtmesiyle dikkat çekti. Bu tür yazıtlara yaklaşımda temkinli olmak, en doğru yol olacaktır,” dedi.

Irak’taki Tikrit Üniversitesi’nden emekli dil bilimi ve mushaf yazımı uzmanı Prof. Dr. Ganim Kadduri el-Hamed, Hicaz bölgesinde son yıllarda keşfedilen erken dönem yazıtların, İslam tarihinin ilk asırlarının anlaşılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Hamed, Medine ve Mekke çevresinde bulunan Kur’an ayetleri ile kişisel yazıtların tarih açısından önemli bir gelişme olduğunu vurguladı.

Hamed, “Bu yazıtlar, sadece dini içerik taşımakla kalmayıp, aynı zamanda dönemin sosyal hayatı ve insan hareketliliği hakkında da bilgiler sunuyor. Hicaz bölgesi, yalnızca çöl değil, su kaynaklarının bulunduğu yerler de içeriyor,” dedi.

Son yıllarda yapılan çalışmalarla Hicaz bölgesinde yaklaşık 6 bin yazıtın tespit edildiğini belirten Hamed, bu yazıtların dil, yazı karakterleri ve dini içerikleri bakımından önemli bilgiler sunduğunu ifade etti. Hamed, “Bu yazıtlar, İslam’ın ilk dönemlerinden günümüze ulaşan çok değerli tarihi belgelerdir,” dedi.

Erken dönem yazıtlarının, İslam toplumundaki zihniyet değişimini gösterdiğini belirten Hamed, Arap yazısının gelişim sürecine dair bilgiler sundu. İslam öncesi dönemde kullanılan eski yazı sisteminin yerini Hicazi yazısına bıraktığını belirtti.

Hamed, Hz. Ömer’e ait olduğu değerlendirilen yazıtın dikkat çekici örneklerden biri olduğunu ifade ederek, “Bu yazıtta ‘Allah, dünya ve ahirette Ömer bin Hattab’ın dostudur. Allah’tan başka ilah yoktur,’ ifadeleri yer alıyor,” dedi.

Medine’nin kuzeyinde bulunan Züheyr Yazıtı’nın da erken dönem İslam tarihi açısından önemli olduğunu belirten Hamed, bu yazıtta Hz. Ömer’in vefat yılı olan Hicri 24 tarihinin yer aldığını aktardı.

Hicaz bölgesinde yapılan yazıt araştırmalarının henüz gelişme aşamasında olduğunu dile getiren Hamed, “Taş yazıtlar, tarih araştırmaları açısından büyük avantaj sağlıyor. Bir belge zamanla değişebilir, ancak kaya yazıtları ait oldukları döneme tanıklık etmeye devam eder,” dedi.

Hamed, yazıtların ziyaret edilmesi konusunda değerlendirmelerde bulunarak, İslam’da tarihi eserlerden bereket umma anlayışının bulunmadığını, ancak bu tür ziyaretlerin tarih bilinci kazandırdığını ifade etti. Hamed, “Arap Yarımadası artık bize yazıtlarıyla konuşuyor. Bu alanda daha fazla araştırma yapılması gerekiyor,” dedi.

Suudi Miras Kurumu daha önce yaptığı açıklamada, bu buluntuların İslam’ın erken dönemlerine ışık tuttuğunu ve Arap Yarımadası’nın kültürel mirasının anlaşılmasına katkı sağladığını belirtmişti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu