AB’den Hantavirüs İçin Aşı Geliştirme Çabaları Başladı

AB, hantavirüs vakalarına karşı aşı ve tedavi geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Hantavirüs salgını riski düşük olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Komisyonu’nun Sürdürülebilir Ulaştırma ve Turizmden Sorumlu Üyesi Apostolos Tzitzikostas, hantavirüs vakalarının geniş bir salgının başlangıcını işaret etmediğini, ancak Avrupa Birliği’nde aşı ve tedavi geliştirme çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Tzitzikostas, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Hollanda bandralı MV Hondius yolcu gemisinde ortaya çıkan hantavirüs vakalarına ilişkin AB’nin müdahale sürecini değerlendirdi. Şu ana kadar 11 vakadan 9’unun Andes hantavirüsü olarak laboratuvar testleriyle doğrulandığını belirten Tzitzikostas, bu salgın sonucunda 3 kişinin yaşamını yitirdiğini ve 2 hastanın yoğun bakımda tedavi altında olduğunu ifade etti.

Hastaların ve şüpheli vakaların sıkı tıbbi gözetim altında izole edildiğini vurgulayan Tzitzikostas, “Bu aşamada daha geniş çaplı bir salgının başlangıcına dair herhangi bir işaret yok.” dedi. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezinin (ECDC), Avrupa’daki genel nüfus için riskin “çok düşük” olduğunu belirttiğini aktaran Tzitzikostas, AB sağlık ve sivil koruma mekanizmalarının hızlı bir şekilde devreye alındığını söyledi.

İspanya’nın yardım talebi üzerine 6 Mayıs’ta AB Sivil Koruma Mekanizması’nın aktive edildiğini belirten Tzitzikostas, Tenerife Adası’ndan Avrupa’daki hastanelere 70’ten fazla yolcu ve mürettebatın tahliye edildiğini, bunların 40’tan fazlasının AB vatandaşı olduğunu ifade etti. Virüsün uzun kuluçka süresi nedeniyle önümüzdeki haftalarda yeni vakaların görülebileceği uyarısında bulunan Tzitzikostas, Avrupa Komisyonu’nun Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ECDC ve üye ülkelerle yakın işbirliği içinde çalışmaya devam ettiğini belirtti.

Tzitzikostas, AB’de hantavirüslere karşı onaylanmış bir aşı veya özel tedavi bulunmadığını, ancak “Hantavirüslere karşı umut vadeden aşı ve tedavi yöntemleri geliştiriyoruz.” şeklinde konuştu.

Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı bilinmektedir. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu