Adıyaman’da Depremde Kaybedilenlerin Anısına Son Fotoğraflar
Adıyaman’da depremde kaybedilen eş ve kızının anılarıyla dolu bir hikaye.
Kahramanmaraş merkezli depremler, 6 Şubat’ta 11 ilde büyük yıkıma yol açarken, birçok aileyi derin acılarla baş başa bıraktı. Bu felakette Adıyaman’da yaşayan Fikret Güngör, eşi Zuhal ve kızı Fatma Serra’yı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyor.
Fikret Güngör, depremin hemen öncesinde Antalya’nın Serik ilçesindeki ağabeyinin evine misafir olarak gitmişti. Eşi Zuhal Güngör, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir okulda hizmetli olarak çalışıyordu. Depremden bir gün önce, tayin işlemlerini halletmek üzere kızıyla birlikte Adıyaman’a dönmek için yola çıktı. Fikret ise Serik’te kalmaya devam etti.
Ne yazık ki, deprem sırasında anne ve kızı enkaz altında kalarak hayatlarını kaybetti.
Fikret Güngör, yaşadığı acıyı şu sözlerle ifade etti: “Eşim okulda görevli olduğu için Serik’e tayin işlemini yapmak üzere depremden bir gün önce akşam kızım Fatma Serra ile Adıyaman’a gitmek üzere otobüsle yola çıktı. Adıyaman’a vardılar ve aynı gün gece yarısı depremde enkaz altında kalarak şehit oldular. Acımız ilk günkü gibi yeni. Allah vefat edenlere rahmet eylesin. Eşim, kızım ve bazı akrabalarımızın vefatları bizleri derinden üzdü.”
Fikret Güngör, aynı depremde annesi Fatma Güngör’ün de enkaz altında kaldığını, 9. günün sonunda sağ çıkarıldığını, ancak hastanede 62 gün süren yaşam mücadelesinin ardından onun da vefat ettiğini belirtti. “Bugün depremin 3’üncü yılı ama acımız ilk günkü gibi. Bizlere destek olan herkese teşekkür ediyorum. Deprem şehitlerimizin mekanı cennet olsun” dedi.
Fikret Güngör’ün ağabeyi Zekeriya Güngör, depremin acısını hala taze bir şekilde hissettiklerini ifade ederek, “Bu acının tarifi zor. Rabb’im ülkemize zeval vermesin, bir daha böyle acılar, afetler yaşatmasın. Biz yıllardır ailece Serik’te yaşıyoruz. Deprem olduğu andan itibaren memleketimiz Adıyaman ile irtibat kurmaya çalıştık ancak kimseye ulaşamadık. Sabah ikinci deprem sonrası hemen Adıyaman’a gitmek üzere yola çıktık. 27 saat sonra Adıyaman’a ulaştık. Orada sadece kendi yakınlarımıza değil, kime ulaşabildiysek yardım etmeye çalıştık. Sağ kurtulan aileleri Serik’e gönderdik. Serik halkından Allah razı olsun, çok duyarlı davrandılar, ellerinden geleni yaptılar. Herkesten Allah razı olsun. Tüm Türkiye’nin başı sağ olsun” şeklinde konuştu.
Güngör ailesinin hemşehrisi Metin Harıkçı ise, depremin yıl dönümünde gurbette yaşayan depremzedeler olarak bir araya geldiklerini belirterek, “Fikret kardeşimiz eşini ve çocuğunu, Zekeriya kardeşimiz annesini, akrabalarını kaybetti. Benim de birçok yakınım vefat etti. Depremde evimiz yıkıldı. Biz ailece sağ olarak çıktık. Bugün 6 Şubat asrın felaketi olarak adlandırılan depremin 3’üncü yıl dönümü. Acımız ilk günkü gibi taze. Yüreğimiz aynı şekilde yanıyor. Deprem şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, özlemle ve şükranla yad ediyoruz” dedi.
Metin Harıkçı, depremin ilk saatlerinde yaşananları da anlatarak, “Deprem gecesi ve sabahı hava çok soğuktu. Eksi 7’yi görmüştü. İnsanlar gece yatağında yakalandı. Kimi yıkılan evden dışarı fırladı, kimi kendi imkanlarıyla çıktı, kimi çıkarıldı. Özellikle ilk 3 gün vücudumuz uyuşturulmuş gibiydik, kendimizden geçmiştik. Ne yaptığımızı bilmiyorduk. Yıkılan binalar, altında ‘yardım edin’ bağrışlarıyla doluydu. Devletin imkanları seferber edildi. İlk zamanlar dışarıda kaldık, bir kısım araçlara sığındık. Çok büyük şiddetli depremler ve ardından birçok artçı sarsıntı yaşandı. O günleri yaşayan bilir, anlatmak yetmez. Hava soğuk, paranın, maddiyatın geçersiz olduğu, hiçbir şeyin değerli olmadığı bir anı yaşıyorsunuz. Bugün yıl dönümünde aynı acıları yeniden yaşıyoruz. Deprem sonrası birçok depremzede sığınabildikleri yerlere sığındı.” dedi.




