CHP Grubunun Toplanması ve Özgür Özel’in Mesajları

CHP grubunun toplanması ve Özgür Özel’in dikkat çekici mesajları gündemde. Kılıçdaroğlu’nun durumu ve partinin geleceği tartışılıyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Grup toplantısı talebimiz yoktur” açıklamasına rağmen, CHP grubu toplandı ve Özgür Özel kürsüde konuştu. Şimdi, haftaya CHP grubunun toplanıp toplanmayacağı ve kimin konuşacağı merak konusu. Bu soruların yanıtlarını öğrenmek için haftayı bekleyeceğiz.

Toplantı salonunda, olağanüstü bir atmosfer hakimdi. Milletvekillerinin katılımı azdı, ancak partililerin ilgisi yoğundu. Önder Sav ve Seyfi Oktay gibi isimler, yıllar sonra tekrar grup toplantısına katıldılar. Meclis’e giremeyen bazı partililer ise Dikmen kapısında toplandı.

Özgür Özel, salona “Güzel günler göreceğiz” sloganları eşliğinde girdi ve 1 saat 8 dakika boyunca güçlü mesajlar verdi. Konuşması, dönemin ruhuna uygun bir içerik taşıyordu.

Özel, konuşmasına “Bu sadece bir grup toplantısı değil, tarihin doğru tarafında durma ve partinin geleceğine yönelik saldırılara karşı direniş gösterme ziyaretidir” diyerek başladı.

CHP’nin grup toplantısı sırasında, salonda en çok Kemal Kılıçdaroğlu aleyhinde sloganlar atıldı. “Hain Kemal” sloganlarının yükselmesi üzerine Özgür Özel, “İhanet, yalnız kaldığında hissedildiğinde cezalandıran bir duygudur” şeklinde yanıt verdi.

Özgür Özel, bu durumu sürekli tekrarlıyor. Kılıçdaroğlu aleyhindeki sloganlara karşı duruş sergilemiş olsaydı, belki de bu noktaya gelinmezdi. Kılıçdaroğlu’na yakın olan milletvekilleri de salonda olsaydı, “Hain Kemal” sloganlarına karşı ne yapacaklardı?

Özgür Özel’in konuşmasında dikkat çeken bir diğer nokta ise “İki tane Cumhuriyet Halk Partisi görüntüsü var” ifadesiydi. Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi önündeki durumu ile Özgür Özel’in Güvenpark’ta bayramlaşması, iki farklı CHP görüntüsünü ortaya koymuştu.

Son toplantı, CHP’nin ikiye bölünmüş görüntüsünü pekiştirdi. Peki, CHP bu durumda nereye kadar gidebilir? Partideki çatlak her geçen gün derinleşiyor ve CHP, yeni bir doğum sürecine hazırlanıyor. Ekrem İmamoğlu, yeni partinin sinyallerini vermeye başladı. İmamoğlu, “Ya bir yol bulacağız, ya bir yol yapacağız” diyerek yeni bir oluşumun kapısını araladı. CHP’nin nereye gittiği sorusuna yanıt ararsak, bölünmeye doğru bir gidişat olduğunu söyleyebiliriz.

CHP’deki bölünmeler ve birleşmeler, geçmişte olduğu gibi devam edecek. Ancak, CHP’nin köklü bir geçmişi olduğu için ayakta kalmaya devam edecektir.

12 Eylül sonrası, Kenan Evren iki partinin seçimlere katılmasını istemişti. ANAP’a da izin verilmişti. Ancak, Özal, ilk seçimde iktidara geldi. Sağda MDP, solda ise Halkçı Parti vardı. Demirel’in desteklediği DYP ile SODEP’in seçimlere katılmasına izin verilmedi.

Halkçı Parti’nin ömrü kısa sürdü ve taban SODEP’i destekledi. Bu durum, birleşme formülünü gündeme getirdi. Aydın Güven Gürkan’ın liderliğindeki Halkçı Parti ile SODEP birleşerek SHP’yi kurdu. SHP, Demirel’li ve Tansu Çiller’li koalisyonlarda yer aldı.

Deniz Baykal, Erdal İnönü ile girdiği liderlik yarışlarını kaybedince CHP’yi açarak kendi yoluna devam etmeyi tercih etti. İnönü siyaseti bıraktığında Murat Karayalçın partinin başına geçti, ancak SHP, yolsuzluk iddiaları nedeniyle zayıfladı.

Deniz Baykal, SHP ile CHP’yi birleştirerek partiyi yeniden güçlendirdi. Ancak, Karayalçın kendi partisini kurdu ve başarılı olamadı.

Ecevit, DSP’yi kurarak kendi yolunu seçti. Ecevit’e “Neden CHP’yi açıp başına geçmediniz?” diye sorduğumda, “80 öncesindeki hizip kavgalarından bıktığım için DSP’yi kurdum” demişti. Ecevit’li DSP parladı, ama siyasi sonu kötü oldu. Solda rakipsiz kalan CHP büyüdü.

Bugün CHP, yeni bir bölünmenin eşiğinde. Bu bölünmeden sonra ilk seçimde yeniden birleşme şarkıları söylenecek. Önce bölünecekler, sonra birleşecekler. Böylece yeni bir CHP klasiği yaşanacak.

Özgür Özel ekibi, CHP’deki çatışmalara AK Parti’yi dahil etmeye çalıştıkça uzak duruyor. Doğru bir yaklaşım sergiliyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte “Kayıkçı kavgasının hiçbir yerinde yokuz” diyerek bir çerçeve çizdi. Erdoğan, CHP’deki kavgaların bitmeyeceğini çok iyi biliyor. Bu nedenle Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un tutumunu destekleyerek “Numan Bey’i üzmeyin” talimatını verdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu