Mehmet Şimşek: Türkiye Savaş Şokunu Başarıyla Yönetebilir
Bakan Şimşek, Londra’da yaptığı sunumda Türkiye’nin savaş kaynaklı ekonomik şoklara karşı dayanıklılığını vurguladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ile birlikte Londra’da bir dizi yatırımcı toplantısına katıldı. Burada gerçekleştirdiği Yatırımcı Sunumu’nda, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu ekonomik zorluklar ve bu zorluklarla başa çıkma stratejileri hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Sunumunda, savaşın kısa vadeli etkilerinin olumsuz olduğunu ancak bunların yönetilebilir olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’nin İran savaşı kaynaklı ekonomik şoklara karşı dayanıklılığını vurguladı. Enerji arz güvenliğinin tehlikede olmadığını ifade eden Bakan, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon ve cari denge üzerindeki etkilerinin mali tamponlarla kontrol altına alındığını belirtti. Brent petrolün varil fiyatının 85 dolar seviyesinde kalması durumunda, enflasyona 3,6-4,4 puan ek yük getireceği ve cari açığın GSYH’nin yüzde 1,1-1,4’ü kadar artacağı öngörülüyor.
Şimşek, akaryakıt fiyatlandırma mekanizmasının etkili bir şekilde çalıştığını ve fiyat artışlarının yüzde 75’inin kamu tarafından karşılandığını, bütçe üzerindeki etkinin ise yüzde 0,6 ile sınırlı kaldığını açıkladı. Türkiye’nin düşük kamu borcu, güçlü bankacılık sektörü, artan rezervleri ve azalan dış finansman ihtiyacı ile dış şoklara karşı daha dirençli olduğunu ifade etti. Ayrıca, yeşil dönüşüm, hizmet gelirlerindeki artış ve yüksek teknoloji ihracatındaki yükselişin cari dengeyi destekleyeceğini kaydetti.
“Türkiye krizleri fırsata çevirecek, dezenflasyon ve yapısal reform önceliğimiz olmaya devam edecek,” diyen Şimşek, negatif üretim açığının devam ettiğini ve bunun dezenflasyon sürecini desteklediğini belirtti. Ön gösterge verilerinin dezenflasyon sürecinin devamına işaret ettiğini ve kira enflasyonunda bir ılımlılaşmanın başladığını ifade etti. 2026 yılına ilişkin kuraklık risklerinin önemli ölçüde azaldığını vurgulayan Bakan, hanehalkının döviz talebinin sınırlı kaldığını ve yabancı yatırımcı çıkışlarının da sınırlı olduğunu dile getirdi.




