Microsoft’tan İşten Çıkarılan Agrawal: ‘Ellerim Kan İçinde’

Microsoft’un 50. yıl etkinliğinde protesto sonrası işten çıkarılan Agrawal, ‘Ellerim kan içinde’ dedi.

Microsoft’un 50. yıl dönümü etkinliğinde, şirketin yöneticileri sahnedeyken İsrail’e sağladığı hizmetleri protesto eden yazılım mühendisi Vaniya Agrawal, işten çıkarılmasının ardından yaşadıklarını paylaştı. Agrawal, “Ellerimin kan içinde olduğunu hissettim ve burada çalışmaya devam etmeyi aklım almıyordu,” dedi.

Agrawal, Nisan 2025’te düzenlenen etkinlikte, Microsoft’un kurucu ortaklarından Bill Gates, eski CEO Steve Ballmer ve mevcut CEO Satya Nadella’nın sahnede olduğu sırada, “Hepinize yazıklar olsun, hepiniz ikiyüzlüsünüz,” diyerek seslendi. O esnada Gazze’de 50 bin Filistinlinin Microsoft teknolojisiyle hayatını kaybettiğini belirten Agrawal, “Onların kanı üzerinden kutlama yaptığınız için hepinize yazıklar olsun. İsrail ile bağlarınızı kesin,” ifadelerini kullandıktan sonra güvenlik güçleri tarafından salondan çıkarıldı.

Protestosunun ardından birkaç gün içinde, aynı etkinlikte başka bir protestoya katılan Ibtihal Aboussad ile birlikte Agrawal’ın iş akdi feshedildi. İstanbul’da düzenlenen TRT World Citizen Awards programında İletişimci Ödülü’ne layık görülen Agrawal, yaşadığı süreci değerlendirdi.

Microsoft’un Gazze’deki Rolü

Agrawal, Microsoft’a 7 Ekim 2023’te katıldığını belirterek, “Çalışmaya başladığım haftanın ardından, şirketimin Gazze’deki soykırımda doğrudan rolü olduğunu hızla fark ettim,” dedi. Şirketin İsrail ordusuyla olan ilişkileri ve sağladığı bulut ile yapay zeka hizmetleri hakkında daha fazla bilgi edindikçe kendisini sorumlu hissetmeye başladığını ifade eden Agrawal, “Bunları öğrendikçe kendimi suç ortağı gibi hissetmeye başladım,” şeklinde konuştu.

Çalışmaya Devam Etmeyi Akıl Almıyordu

Agrawal, “Batı Şeria ve Gazze’deki Filistinlilerin gözetlenmesi ve hedef alınmasında kullanılan teknoloji üzerinde doğrudan çalışmasam da, zamanımı ve enerjimi bu soykırım ekonomisine ortak olan bir şirkete vermenin beni de suç ortağı yaptığını hissettim. Ellerimin kan içinde olduğunu hissettim ve orada çalışmaya devam etmeyi aklım almıyordu,” dedi. Bu süreçte, Microsoft çalışanlarının şirket yönetimi üzerinde baskı kurmasına yardımcı olan bir kampanyayla tanıştığını ve sahip olduğu konumun kendisine sesini yükseltme sorumluluğu yüklediğini belirtti.

Protestosunun Etkisi

Protestosunun ardından işini kaybetmesine rağmen pişmanlık duyup duymadığı sorusuna Agrawal, “Yüzde 100 değdi,” yanıtını verdi. Mesajlarının dünya genelinde yankı bulduğunu ifade eden Agrawal, “Amacımız insanları eğitmek ve Microsoft hakkındaki kamuoyu algısını değiştirmekti. Eğer Microsoft içindeki birkaç çalışanın fikrini değiştirmişsem, yaptığım şeyin buna değdiğini hissederdim,” dedi.

Agrawal, TRT World Citizen Awards töreninde şehitler ve gazetecilerle anılmanın, yaptığı fedakarlığın Gazze’deki mücadele yanında çok küçük kaldığını hissettirdiğini belirtti. Protesto görüntülerinin bu kadar yayılacağını öngörmediğini kaydeden Agrawal, “Mesajın bu kadar geniş bir kitleye yayılacağını hiç tahmin etmemiştim ama yayıldığı için çok mutluyum,” dedi.

Agrawal, kampanyalarının Microsoft üzerindeki doğrudan baskıyı artırarak devam ettiğini ve birkaç ay önce Microsoft’un İsrail ordusunun casus birimi olan 8200 biriminden kısmen çekildiğini gördüklerini belirtti. Bu durumun, Filistin’in özgürlüğü için savaşan teknoloji çalışanları adına büyük bir zafer olduğunu değerlendirdi.

Teknoloji Çalışanlarına Mesajı

Agrawal, kendisi gibi İsrail ile iş birliği yapan şirketlerde çalışan ve ayrılmayı ya da protesto etmeyi düşünen teknoloji çalışanlarına seslenerek, büyük teknoloji şirketlerinde çalışanların benzersiz bir konumda bulunduklarını vurguladı. Çalışanların, şirket yöneticileri üzerinde içeriden baskı kurabilecek kanallara sahip olduklarını ve kamuoyunun sahip olmadığı bilgilere erişebildiklerini dile getirdi.

Şirketten ayrılmayı düşünmeden önce içeriden nasıl direnilebileceğinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Agrawal, iş arkadaşlarıyla konuşarak bir topluluk oluşturmayı ve şirket içinde örgütlenmeyi düşünmelerini önerdi. “Bazen bu, protesto etmek ve ayrılmaktan daha etkili olabilir. Ayrılma şansınız varsa ve bunu riske atabiliyorsanız sessizce gitmeyin. Konuşun, sesinizi yükseltin ve olabildiğince yüksek sesle konuşun,” dedi.

Sesinizi Yükseltin

Şirketlerin, çalışanlarının sessiz kalmasını ve kendilerini izole hissetmesini istediğini belirten Agrawal, “Bunu kırmak için yapabileceğimiz her şey büyük bir fark yaratır. Küçük hiçbir eylem çok küçük değildir,” dedi. Agrawal, insanlara seslerini yükseltmeleri çağrısında bulunarak, “İletişim söz konusu olduğunda bazen yapabileceğiniz en büyük şey, bir şeyler söylemektir. Sesinizi yükseltin ve sessiz kalmayı reddedin. Şirketinizi sorumlu tutun ve emeğinizin iadesini isteyin. Emeğinizin nereye gittiğini, zamanınızı ve enerjinizi neye harcadığınızı bilin ve zamanınızı, enerjinizi ve paranızı soykırıma ortak olan bir şirkete vermeyi reddedin,” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu