Ertaş Ailesinin Gül Yağı Üretimindeki Başarı Hikayesi
Ertaş ailesi, gül yağı üretimini modern teknolojiyle birleştirerek uluslararası pazarlara açılan bir başarı hikayesi yazıyor.
Sagalassos Antik Kenti’nin eteklerinde yaşayan Ertaş ailesi, dedelerinden devraldıkları gül yağı ve gül suyu üretimini modern teknoloji ile bir araya getirerek uluslararası pazarlara açılan etkileyici bir başarı hikayesi yazıyor. Ailenin dördüncü kuşak temsilcileri, 1930’lu yıllarda Mehmet Ali Ertaş’ın başlattığı geleneksel gül suyu ve gül yağı üretimini günümüzde modern tesislerde sürdürüyor.
Ailenin ikinci kuşak temsilcisi Sefa Ertaş, mesleğini babası Mehmet Ali Ertaş’tan devraldıktan sonra, bu geleneği oğulları Yüksel ve Hüseyin Ertaş’a aktardı. Bugün ise üretim faaliyetlerini Yüksel Ertaş, oğulları Mücahit ve Sefa Ertaş ile birlikte yürütüyor. Yıllardır kozmetik sektörünün önemli ham maddelerinden biri olan doğal gül yağı üretimiyle geçimini sağlayan aile, kendi markasıyla geliştirdiği ürün yelpazesini 21 farklı çeşide ulaştırmış durumda.
Dördüncü kuşak gül üreticisi ve ziraat mühendisi Sefa Ertaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, büyük dedesi Mehmet Ali Ertaş’ın gül üretiminden elde ettiği gelirle hac ibadetini yerine getirdiğini belirtti. Büyük dedesinin yüksek katma değeri nedeniyle küçük bir bahçede gül yetiştirmeye başladığını ifade eden Ertaş, “Dört kuşaktır gül yağı üretimi yapan bir aileyiz. Hikayemiz, Sagalassos’un eteklerinde büyük dedem Mehmet Ali Ertaş’ın güle duyduğu sevgiyle başladı. 1930’lu yıllarda küçük bahçelerde gül yetiştirmeye başlayan dedem, çevresindekileri de bu üretime teşvik etmiş. Onu görenler bahçelerine gül dikmeye başlamış. O dönemlerde gül yağı, saatler süren bir süreç sonunda bakır kazanlarda ve odun ateşinde kaynatılarak elde ediliyormuş.” dedi.
Mehmet Ali Ertaş’ın ardından aile işletmesinin başına dedesi Sefa Ertaş’ın geçtiğini ve bu dönemde gül yağı fabrikasının kurulduğunu belirten Ertaş, üretim kapasitesini artırmak amacıyla gül bahçelerinin genişletildiğini söyledi. Babası Yüksel Ertaş’ın da mesleğin inceliklerini kendilerine öğrettiğini dile getiren Ertaş, bugün aile olarak kendi markalarıyla üretim yaptıklarını kaydetti. Bölgede tanınmaya başlamalarının ardından Burdur Valiliği’nin desteğiyle kurulan Koku Akademisi’ne katıldıklarını ve aldıkları eğitimlerin ardından Fransa’da incelemelerde bulunma fırsatı yakaladıklarını ifade etti.
Ertaş, “Kokulara karşı her zaman özel bir ilgim vardı. Koku Akademisi’nde eğitim aldıktan sonra Valiliğimiz tarafından Fransa’ya gönderildik. Orada parfüm evlerini ziyaret ederek sektördeki uygulamaları yerinde görme fırsatı bulduk. Burdur’da yetişen güllerden parfüm üretildiğini öğrenmek bizi ayrıca gururlandırdı. Bu deneyimlerden hareketle bölgemizde ürettiğimiz gül yağını katma değerli ürünlere dönüştürdük, kozmetik ürünlerimizi geliştirdik. Bugün hem üretim yapıyor hem de parfüm tasarım eğitimleri veriyoruz.” şeklinde konuştu.
Yıllık ortalama 15 ton gül üretimi gerçekleştirdiklerini belirten Ertaş, hedeflerinin ürün çeşitliliğini artırarak yurtdışı pazarlarında daha güçlü bir yer edinmek olduğunu vurguladı. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi baba Yüksel Ertaş ise 1989 yılında fabrika usulü üretime geçtiklerini ve yaklaşık 30-35 gün süren gül sezonunda yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Bu süreçte ürettikleri gül yağı ve gül suyunu başta Fransa, Japonya ve Suudi Arabistan olmak üzere çeşitli ülkelere ihraç ettiklerini kaydetti.




