Aile Mahremiyeti İçin RTÜK’e Daha Sıkı Denetim Çağrısı
Türk Diyanet Vakıf-Sen, aile mahremiyetinin reyting unsuru yapılmaması için RTÜK’e çağrıda bulundu; çocukları koruyacak dijital düzenleme istedi.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, televizyon kanalları ve dijital platformlarda yayımlanan, aile yapısı ile özel hayatı konu alan içeriklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Şanlı, bazı yayınlarda kişilerin özel yaşamına ve aile içi sorunlarına reyting amacıyla yer verilmesinin mahremiyet ve kişilik hakları açısından sakıncalar taşıdığını ifade etti.
Sendika tarafından yapılan açıklamada, aile mahremiyetinin izlenme oranlarını artıran bir unsura dönüştürülmemesi gerektiği vurgulandı. RTÜK ve ilgili kurumlara, mevzuata aykırı yayınlar hakkında gerekli işlemlerin yapılması çağrısında bulunuldu.
Televizyon programları için mahremiyet uyarısı
Şanlı, kayıp vakaları, adli olaylar ve ailevi meseleleri ekrana taşıyan programlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Müge Anlı ile Tatlı Sert” gibi yapımlarda kişilerin özel hayatına dair hassas konuların geniş kitlelerin önünde tartışılmasının dikkatle ele alınması gerektiğini söyledi.
“Esra Erol’da” programında evlilik, boşanma, aldatma iddiaları ve aile içi anlaşmazlıkların gündeme getirilmesine de değinen Şanlı, ailelerin yaşadığı krizlerin izleyici karşısında bir gösteriye dönüştürülmemesi gerektiğini kaydetti. “Didem Arslan Yılmaz’la Vazgeçme” programlarında işlenen kayıp, ailevi ve kişisel meselelerde ise kişilerin onuru, özel hayatı ve aile mahremiyetinin öncelikli olması gerektiğini savundu.
Dijital içeriklerde çocukların korunması talebi
Açıklamada dijital platformlardaki mizah içerikleri de ele alındı. “Konuşanlar” programına atıf yapan Şanlı, komedi gerekçesiyle argo, cinsellik ve mahremiyet içeren ifadelerin çocuklar ile gençler tarafından kolaylıkla erişilebilir olmasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Mizah özgürlüğünün sorumsuz yayıncılık anlamına gelmediğini dile getiren Şanlı, komedi adı altında aile ve toplum değerlerinin küçümsenmesinin olağanlaştırılmaması gerektiğini ifade etti.
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri, RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumların yalnızca şikâyetler üzerine değil, çocuklar ve aileleri korumayı esas alan etkin bir denetim anlayışıyla hareket etmesini istedi. Kanal veya platform ayrımı yapılmadan, mevzuata aykırı içerikler hakkında gerekli yaptırımların uygulanması gerektiğini kaydetti.
Milletvekillerine de çağrıda bulunan Şanlı, çocukların dijital ortamlardaki zararlı içeriklerden korunması için düzenlemelerin güçlendirilmesini talep etti. Bu kapsamda yaş doğrulama sistemleri, ebeveyn denetimi, zararlı içeriklere erişimin sınırlandırılması, dijital bağımlılıkla mücadele ve platformların sorumlulukları konusunda daha etkili tedbirler alınmasını istedi.
Sendikanın taleplerinin sansür amacı taşımadığını vurgulayan Şanlı, sorumlu yayıncılık anlayışının yerleştirilmesini, mevzuatın tüm yayın kuruluşlarına eşit uygulanmasını ve çocuklarla ailelerin korunmasını istediklerini belirtti. Türk Diyanet Vakıf-Sen’in, aile kurumunun korunması amacıyla gerektiğinde hukuki ve demokratik yollarla ilgili kurumlara başvuracağı bildirildi.




