Bahreyn’in birlikte yaşama modeli dünyaya taşınıyor

Bahreyn’in birlikte yaşama modeli, farklı inanç topluluklarını buluşturan programlarla hoşgörü, diyalog ve barış değerlerini dünyaya taşıyor.

Bahreyn, farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşamasına dayanan deneyimini ülke sınırlarının ötesine taşımak için uluslararası ortaklıklar, programlar ve girişimler geliştirmeye hazırlanıyor. Ülkenin hedefi, birlikte yaşama ve hoşgörü anlayışını farklı toplumlarda uygulanabilecek bir modele dönüştürmek.

Bu yaklaşım kapsamında dini topluluklar, ibadethaneler, eğitimciler, kurumlar ve uluslararası kuruluşlar arasında bağlantılar kurulması planlanıyor. Diyalog, karşılıklı saygı, insani hizmet ve barışçıl toplumların desteklenmesi, söz konusu çalışmaların temel başlıklarını oluşturuyor.

Vizyon, Kral Hamad Küresel Birlikte Yaşama ve Hoşgörü Merkezi’nin merkez binasında düzenlenen toplantıda gündeme geldi. Uluslararası Barış Günü dolayısıyla gerçekleştirilen buluşmada, Bahreyn’deki farklı dini toplulukların ve ibadethanelerin temsilcileri bir araya geldi.

“Ortak Zemin: Dini Topluluklar Arasında Paylaşılan Değerler Üzerine Diyalog” başlıklı oturumda, farklı inançların ortak noktaları ele alındı. Katılımcılar, bu ortak değerlerin daha güçlü toplumlar kurulması ve uluslararası iş birliğinin geliştirilmesi için nasıl somut bir temele dönüştürülebileceğini değerlendirdi.

Kral Hamad Küresel Birlikte Yaşama ve Hoşgörü Merkezi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Şura Konseyi üyesi Ali Al Aradi, merkezin bu hedef doğrultusunda ortaklarıyla yakın çalışmaya önem verdiğini söyledi. Al Aradi, merkezin amaçlarını ve misyonunu hayata geçirmek için paydaşlarla sürekli temas halinde olduklarını belirtti.

Toplantının farklı dinlere mensup kişileri, kendilerini birleştiren ortak değerleri konuşmak üzere buluşturduğunu ifade eden Al Aradi, farklılıkların bir engel değil, birlikte yaşama kültürünü güçlendiren bir unsur olduğunu vurguladı. Al Aradi, “Bizi farklı kılan yalnızca aynı gökyüzünün altında yaşamamız değil; farklılıklarımızın bir güç olmasıdır. Çeşitlilik, birlikte yaşama anlayışını mümkün kılar. Birlikte yaşama yalnızca bir söz değil, sahada hayata geçirilen bir gerçektir” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu